Ait olma ve yalnızlık hissi üzerine
- Klinik Psikolog Melis Usta

- 3 Mar
- 1 dakikada okunur
🔸Sosyal ilişkilerde temel bir ihtiyaç olan ait olma ihtiyacı karşılanmadığında, yalnızlık hissi ortaya çıkmaktadır (Maes & Vanhalst, 2024).
🔸İlişkilerimizde kendimizi sanki oraya ait değilmiş gibi hissediyor ve yalnızlığı deneyimliyorsak, bu kurduğumuz ilişkiler üzerinde durmamız gerektiğine işaret ediyor olabilir.
🌱İlişkiler üzerine konuşmak
🌱İlişkilerden beklentilerimizi ve ilişkilerdeki duygusal ihtiyaçlarımızı belirlemek
🌱Etkin iletişim kurabildiğimiz ilişkilerde mi bulunuyoruz, bu konulara göz atmak faydalı olacaktır.
🔸Yalnız olma hali ne kadar sürdüğüne ve ne şiddette deneyimlendiğine bağlı olarak olumlu ve olumsuz sonuçlar doğurabilir.
🔸Bazen yalnız kalmak, kendi içimize dönmek, sakinleşmek ve kendimizi anlamak için faydalı da olabilir.
🔸Kısa süren yalnızlık hali, genellikle somut olarak yaşanmış bir olaydan sonra oluşur. Örneğin, yeni bir okula başlamak veya bir ilişkinin bitmesi gibi.
🔸Araştırmalara göre, somut bir olay olmadan oluşan, uzun süren (yıllarca), yalnızlık halini deneyimleyen bireyler, yetersizlik hisleri ve tatmin etmeyen yakın ilişkiler yaşamaktadır.
🔸Kronik (uzun süren) yalnızlık, bireylerin özgüvenlerini düşürmekte, depresyon ve anksiyete seviyelerini arttırmaktadır.
🔸Bir uzman eşliğinde yalnızlık hissini, nasıl oluştuğunu ve sürdüğünü anlamak, yalnızlık hissinin varlığını reddetmeden ona alan tanımak faydalı olacaktır 🌿
🔸Yalnızlık hissini yaşarken, kendinize sarılarak şefkatle yaklaşın ve süreçte kendinize zaman tanıyın🌿
Kaynakça:
Maes, M., & Vanhalst, J. (2024). Loneliness as a double-edged sword: an adaptive function with maladaptive consequences. European Journal of Developmental Psychology, 22(2), 188–200. https://doi.org/10.1080/17405629.2024.2333584.



Yorumlar